GEZİ GÜNCESİ 1 (ŞANSLI-URFA)
Modernizmle geleneğin buluştuğu şehir: Şanlıurfa. Buram
buram tarih kokan yapısı, dini ve mistik içeriği ile Peygamberler şehri olarak
da bilinen Şanlıurfa’ya ilk girdiğimiz andan itibaren içimizi tatlı bir heyecan
kapladı. Şanlıurfa’nın ana caddesi oldukça büyük ve geniş. Aradığınız her şeyi burada bulabilmeniz mümkün.
Dünyaca ünlü markaları, her köşe başında lokantaları ve her ihtiyaca yönelik
dükkanlarıyla bu caddeler bize İstanbul, Ankara gibi metropolleri hatırlatsa da
sıcakkanlılığı, samimiyeti ve güler yüzü ile burada yaşayanlar tamamen Anadolu
insanı.
Şanlıurfa’da alıştığımızdan farklı işleyişe sahip lokantalarla
karşılaşıyoruz. Genelde et yemekleri sunan bu lokantaların büyük bir kısmı tek
menü hizmeti veriyor. Mesela sadece ciğer kebap, ciğer şiş gibi yemekleri sunan
ciğercilerin yanında sadece çöp şiş pişiren ya da sadece kavurma yapan
lokantalar var. Yemek kültürleri oldukça gelişmiş olan Urfalıların bu yöntemle
bir alanda uzmanlaşarak yemekte kaliteyi devam ettirmeyi amaçladıklarını
düşünüyorum. Yine lokantalarda gözüme çarpan olaylardan bir tanesi de tatlı
menüsünün olmayışı. Yemekten sonra tatlı yemek istiyorsanız meşhur
tatlıcılarından birine gidebilir ve harika lezzetlerin tadına bakabilirsiniz.
Malzemesi, kalitesi ve muhteşem tadı ile özenle hazırlanan bu tatlılar oldukça
güzel. Hele “Şıllık” adı verilen bir hamur tatlı var ki eminim tadına
doyamayacaksınız. Urfa’da şıllık tatlısı kahvaltıda yenmek üzere pişiriliyor ve
sıcak sıcak servis ediliyor. Urfa’da yemekler oldukça baharatlı ve acı. Eğer
benim gibi acıya dayanıklı bir insan değilseniz Urfa’da herhangi bir lokantaya
gittiğinizde acısız istediğinizi özellikle belirtin. Çünkü yemeklerin acısız
hali bile birazcık acı. Acıyı ne kadar sevdiklerini buradan bile
anlayabilirsiniz.
Yemek konusunda burada gördüğüm ve en çok hoşuma giden
uygulama ise fırın geleneği. Peki, nedir
bu fırın geleneği? Elinize bir tepsi alıyor ne yemek istiyorsanız mesela kıyma,
kırmızı et, tavuk ya da hepsini karıştırabilirsiniz de bu tepsiye diziyorsunuz.
Fırıncı götürdüğünüz tepsidekileri sizin için bir güzel pişirip közlediği biber
ve domatesleri de ekleyerek akşam tam yemek saatinde evinize kadar getiriyor.
Üstelik tamamen ücretsiz. Yapmanız gereken tek şey ekmeğinizi o fırından almak.
Akşam yemek saati geldiğinde birden fazla çocuğun ellerinde tepsilerle fırından
çıkıp evlere dağıldığını gülümseyerek izledim. Bu ev hanımları için çok büyük
bir kolaylık olsa gerek. Urfa’da kırmız et çok seviliyor ve çok sık
tüketiliyor. Eğer yolunuz bir gün Urfa’ya düşerse farklı tadı ve muhteşem
lezzetiyle ete doyabilirsiniz.
Bir sonraki yazıda Urfa’nın dini yapısına ve önemine değinip
Balıklıgöl’de soluklanıp İbrahim Makamı’nda dua edeceğiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder