20 Mart 2014 Perşembe

GEZİ GÜNCESİ 1 (ŞANSLI-URFA)
Modernizmle geleneğin buluştuğu şehir: Şanlıurfa. Buram buram tarih kokan yapısı, dini ve mistik içeriği ile Peygamberler şehri olarak da bilinen Şanlıurfa’ya ilk girdiğimiz andan itibaren içimizi tatlı bir heyecan kapladı. Şanlıurfa’nın ana caddesi oldukça büyük ve geniş.  Aradığınız her şeyi burada bulabilmeniz mümkün. Dünyaca ünlü markaları, her köşe başında lokantaları ve her ihtiyaca yönelik dükkanlarıyla bu caddeler bize İstanbul, Ankara gibi metropolleri hatırlatsa da sıcakkanlılığı, samimiyeti ve güler yüzü ile burada yaşayanlar tamamen Anadolu insanı.
Şanlıurfa’da alıştığımızdan farklı işleyişe sahip lokantalarla karşılaşıyoruz. Genelde et yemekleri sunan bu lokantaların büyük bir kısmı tek menü hizmeti veriyor. Mesela sadece ciğer kebap, ciğer şiş gibi yemekleri sunan ciğercilerin yanında sadece çöp şiş pişiren ya da sadece kavurma yapan lokantalar var. Yemek kültürleri oldukça gelişmiş olan Urfalıların bu yöntemle bir alanda uzmanlaşarak yemekte kaliteyi devam ettirmeyi amaçladıklarını düşünüyorum. Yine lokantalarda gözüme çarpan olaylardan bir tanesi de tatlı menüsünün olmayışı. Yemekten sonra tatlı yemek istiyorsanız meşhur tatlıcılarından birine gidebilir ve harika lezzetlerin tadına bakabilirsiniz. Malzemesi, kalitesi ve muhteşem tadı ile özenle hazırlanan bu tatlılar oldukça güzel. Hele “Şıllık” adı verilen bir hamur tatlı var ki eminim tadına doyamayacaksınız. Urfa’da şıllık tatlısı kahvaltıda yenmek üzere pişiriliyor ve sıcak sıcak servis ediliyor. Urfa’da yemekler oldukça baharatlı ve acı. Eğer benim gibi acıya dayanıklı bir insan değilseniz Urfa’da herhangi bir lokantaya gittiğinizde acısız istediğinizi özellikle belirtin. Çünkü yemeklerin acısız hali bile birazcık acı. Acıyı ne kadar sevdiklerini buradan bile anlayabilirsiniz.
Yemek konusunda burada gördüğüm ve en çok hoşuma giden uygulama ise fırın geleneği.  Peki, nedir bu fırın geleneği? Elinize bir tepsi alıyor ne yemek istiyorsanız mesela kıyma, kırmızı et, tavuk ya da hepsini karıştırabilirsiniz de bu tepsiye diziyorsunuz. Fırıncı götürdüğünüz tepsidekileri sizin için bir güzel pişirip közlediği biber ve domatesleri de ekleyerek akşam tam yemek saatinde evinize kadar getiriyor. Üstelik tamamen ücretsiz. Yapmanız gereken tek şey ekmeğinizi o fırından almak. Akşam yemek saati geldiğinde birden fazla çocuğun ellerinde tepsilerle fırından çıkıp evlere dağıldığını gülümseyerek izledim. Bu ev hanımları için çok büyük bir kolaylık olsa gerek. Urfa’da kırmız et çok seviliyor ve çok sık tüketiliyor. Eğer yolunuz bir gün Urfa’ya düşerse farklı tadı ve muhteşem lezzetiyle ete doyabilirsiniz.

Bir sonraki yazıda Urfa’nın dini yapısına ve önemine değinip Balıklıgöl’de soluklanıp İbrahim Makamı’nda dua edeceğiz.    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder