HER KİTAP YENİ BİR MACERA
Rusya’nın
dar ve karanlık sokaklarında yürüyorum. Soğuk öylesine can acıtıcı ki ara sıra
eldivenlerimi çıkararak ellerimle sıcak nefesimi buluşturmaktan geri
kalamıyorum. Daha sonra Fransa’ya gidiyorum. Fransız aristokratlarının da
katılacağı bir baloya davetliyim. Bugünlerde o kadar yoğunum ki anlatamam. Ülke
ülke dolaşıp daha önce görmediğim yerleri görüyor, hiç bilmediğim insanlarla
tanışıyor ve yepyeni kültürlere şahitlik ediyorum. Zaman kavramım da kalmadı. Canım hangi zamana
gitmek hangi ülkeyi görmek isterse anında orada oluveriyorum. Peki bunları
nasıl mı yapıyorum? Ben bir sihirbaz değilim sadece çok okuyorum. Okudukça yeni
şeyler öğreniyor, bilinmedik diyarlara ve zamanlara gidiyor, her seferinde yeni
yeni insanlar tanıyorum.
Hayatımda
bana ait olan ilk kitabın ismi Peter Pan’dı. İlkokuldaydım. Babamın elinden
tutup kitapçıya gidişimizi ve o kitabı seçip eve götürüşümü hiç unutmuyorum.
Hayatımın en mutlu günlerinden biriydi sanırım. Okulumuzun küçük bir
kütüphanesi vardı. Zamanımın çoğunu orada geçirirdim. Hatta hatırlıyorum çoğu
kere sabahçı olmama rağmen kitap okumaya dalarak akşama kadar kütüphanede vakit
geçirmiş eve döndüğümde annemden azar işitmiştim. Kütüphanede bu kadar vakit
geçirmiş olmama rağmen ilk kitabım benim için çok önemliydi. Sanırım üst üste üç
kere okumuştum. Hatta ilk okuduğumda bitmesine yakın çok üzüldüğümü ve
okuyuşumu yavaşlattığımı hatırlıyorum. Çünkü bana aitti, benimdi. Bu kadar çok
sevmeme rağmen başkaları okusun diye sene sonunda benim biricik ilk kitabımı
büyük bir adam olgunluğuyla kütüphaneye bağışladığımı ve ilk sayfasına
“Kütüphanemize hediyemdir.” yazıp imzaladığımı da gülümseyerek anımsıyorum.
İşte benim kitaplarla olan muhabbetim böyle başladı ve devam etti.
Sizlere
kitap okumanın faydaları üzere kısa bir nutuk çekmeyeceğim ya da yararlarını
sırasıyla açıklamayacağım. Sadece şunu söyleyebilirim: Kitap okuma
alışkanlığına sahip olmak bir ayrıcalıktır. Kitapları okurken yararlarını
düşünmek yerine alacağımız zevki ve mutluluğu düşünmek gerekiyor. Bu nedenle
üniversiteye hazırlanan öğrencilerimin sınavda birkaç soru daha fazla çözmek
gayretiyle kitap okumaya başlamaları ve böylelikle asıl amaçtan uzaklaşmaları
beni çok üzüyor. Çünkü böyle bir düşünceyle kitap okumaya başlamanın çok zevkli
bir eylemi işkenceye dönüştürmekle eş değer olduğunu düşünüyorum. Siz kitabı
zevk için okuyun.
Hayatınız
maddi ve manevi anlamda zorlaşmadan, üzerinize birtakım sorumluluklar binmeden,
boş vakitleriniz henüz çokken ve henüz çok fazla yorulmamışken haydi siz de bir
kitap alın ve gizemli diyarlara yelken açın. Kütüphanelere girin araştırın,
okuyun ve araştırmanın okumanın aslında nasıl bir zevk olduğunun bilincine
varın. Hatta hemen bir kitapçıya gidin ve sizin biricik kitabınızı seçin. Ben
de elimde yeni kitabım ve bir fincan kahvem ile birlikte yepyeni bir maceraya
doğru ilerleyeceğim. Haydi hepimize iyi yolculuklar….
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder