7 Mart 2014 Cuma



    ŞEHZADE MUSTAFA’NIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Geçen hafta Muhteşem Yüzyıl dizisinde beklenen oldu ve Şehzade Mustafa idam edildi. Çoğumuz yaklaşık
400 yıl önce yaşanan bir olaya gözyaşı döktük ve belki de sebep olanlara ahlar ettik. Hatta internette küfredenlere bile rastladım ki bu da ayrı bir hayret verici olay bence. Bazı insanlar hangi konu olursa olsun yorum yapmayı küfretmek olarak algılıyor sanırım. Son zamanlarda arama motorlarına en çok yazılanlardan birisi de Kanuni dönemiymiş. Dizi olmasa araştırmak aklımızdan bile geçmeyecek belki. Halbuki şimdi bu konu ile ilgili küçük bir seminer verebilecek bilgi birikimine sahibiz. Herkesin az çok bir fikri var. Oysa biz yakın tarihimize bile yabancı bir milletiz. Keşke Kurtuluş Savaşı ile ilgili bir dizi yapılsa da bu konu hakkında da bilgi sahibi olsak.
Sadece tarihi değil edebi eserleri de dizilerden öğrenir olduk. Mesela Yaprak Dökümü dizisi yayınlanırken kitapçılarda Yaprak Dökümü romanının stokları tükenmişti. Bir ara öğrencilerimin benden en çok talep ettikleri romandı bu. Şimdi aynı şey Çalıkuşu romanı için geçerli. Dizisi çıktığından beri izleyenler aynı adlı romana merak saldılar. Dizisi veya filmi olmayan kitaplara ilgi göstermiyoruz.


İzlediklerini araştırıp okuyanların yanında bir de her şeyi olduğu gibi kabul eden bir grup da var. Dünyanın bilgisi bir tık ötemizde olmasına rağmen araştırmaya üşenip izlediğini kabul etmeyi yeğleyen bir grup bu. Hâlbuki sanatın gerçekleri olduğu gibi yansıtmak gibi bir misyonu yoktur. Sanatçı –bu yazar da olabilir bir senarist de- gerçekleri hayal dünyasında yeniden şekillendirir. O yüzden bir roman veya bir dizi gerçekleri söylemede kaynak olarak kullanılamazlar. Gerçeğe ancak okuyarak ve araştırarak ulaşabilir.

Eğer gerçekleri kendimiz öğrense ve bilgi sahibi olsa idik diziye dizi filme de film olarak yaklaşırdık. Yurt dışında bu böyledir. Her şey hakkında film yapılır ama bizdeki gibi infial gerçekleşmez. Bazıları da dizi yapımcılarına yükleniyor; padişahları kötü gösterdiklerini, tarihi gerçeklikleri saptırdıklarını söylüyorlar. Halbuki sanat sadece bir kurgudan ibarettir. Burada asıl kızılması gerekenler bir şeyi öğrenmek için illaki magazinleşmesini bekleyen bizleriz. Tarihini tüm gerçekleriyle bilen en azından araştıran ve sorgulayıcı bir bakış açısıyla yaklaşan herkes izlediklerinin hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğuna da kendisi karar verebilir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder